20. Yüzyılda Kameramanlık

20.yüzyıl elektromanyetik dalgaların kullanılmaya başlandığı bir çağ
olmuştur. Önceleri bireysel iletişimde, bir süre sonra da kitle iletişiminde
kullanılmaya başlayan elektromanyetik dalgalar, özellikle savaşların başlamasıyla
elektronik cihazların keşiflerini hızlandırmıştır. Savaşta halkı haberdar etmek ve
propaganda ihtiyacı, radyo ve televizyon yayınlarının önemini bir kat daha
arttırmıştır. 21. yüzyıldaki baş döndüren teknolojik değişim ve gelişim, ekonomik,
siyasi, hukuki, toplumsal ve kültürel açıdan köklü değişimlerin yaşanmasına;
sınırların ortadan kalkmasına, yayınların uluslararası nitelik kazanmasına ve
bilginin serbest dolaşımına neden olmuştur. Televizyon yayınlarının
uluslararasılaşması programların kaliteli olma zorunluluğunu beraberinde
getirmiştir. Bir programın seyirci tarafından izlenebilmesi için, ilgi çekici bir
hikâyeye sahip olması, estetik ve kaliteli çekimlerden oluşması ve akıcı bir kurgu ile
montajlanması gerekir.


Televizyonda izleyicinin önüne gelen tüm yapımlar televizyon programıdır.
Haber, reklam, dizi, film, fragman vb. her şey programdır. Yayınlanan tüm
programlar farklı hedef kitleleri için farklı saat ve günlerde izleyicinin beğenisine
sunulur. Sabah programları ev hanımlarına, dizi ve haber bültenleri yetişkinlere,
spor programları da ağırlıklı olarak erkek izleyiciye hitap eder [1]. Programlar;
cinsiyet, yaş, eğitim vb. farklı dinamikler göz önüne alınarak farklı türlere ayrılırlar.
Aziz birçok farklı türe rağmen ortak türlerin haber, güncel, çocuk, eğlence, müzik,
eğitim, kültür, din ve ahlak, kadın, spor programları olduğunu söylemektedir [2].
Bir yayıncı, yapımcı ya da yönetmen, ürettiği programın izleyici tarafından soluksuz
izlenmesini ister. Bu amaca ulaşmak için program içeriklerinin ilgi çekici, eğlenceli,
heyecanlı ve dolu dolu olması için elinden gelen gayreti gösterir. Bu durum çekim
aşamasının önemini ortaya koyar. Çekim aşamasında çıkan iş güzel olursa izlenme
oranları artar ve program daha uzun soluklu yayınlanır.
Program üretim süreçlerinden olan çekim aşaması, kameramanların kayıt
düğmesine basmasıyla başlar. Kameraman sadece kayıt düğmesine basan kişi
değildir. Çekim sırasında tüm enerjisini, birikimini, bilgisini, tecrübesini programa
aktaran kişidir. Kameramanlar farklı kurum ve kuruluşlarda çalışabildiği gibi
freelance (serbest) olarak da çalışabilirler. Kameraman kamu ve özel televizyon
kanalları dışında sinema ve reklam sektöründe, film setlerinde ya da
stüdyolarında, prodüksiyon şirketlerinde, video kuruluşlarında çalışabilir.
Günümüzde hem çekirdekten (alaylı) yetişen kameramanlar hem de bu işin

okulunu okumuş (mektepli) kameramanlar sektörün çeşitli yerlerinde görevlerini
sürdürmektedir. Bu bölümün konusu olan aktüel kameraman, stüdyo dışında
gerçekleşen tüm televizyon programı çekimlerine gidebilir.

Yorumlarınızı bekliyorum.