Estetiğin Tarihi 1: Klasik Dönemde Estetik

Estetiğin tarihi sanatın tarihi kadar hatta ondan da eskidir. İlk Çağ’da
Platon’dan günümüz sanat felsefecilerine kadar birçok düşünür estetik üzerine
araştırmalar yapmış ve estetik kavramını tanımlamaya çalışmıştır. Estetiğin tarihi
denildiği zaman Antik Yunan’dan günümüze kadar çok geniş bir dönem işaret
edilmektedir. Farklı dönemlerde estetiğin tarihini ele almak için o dönemde
yaşamış düşünürlerin estetik ile ilgili düşüncelerini ifade etmek gerekmektedir.
Düşünür ve filozofların estetik ile ilgili tanımlamaları estetiğin tarihini ortaya
koymaktadır.

Klasik Dönemde Estetik

Estetik tarihi klasik dönemde Platon ile başlar. Çünkü estetik ile ilgili sistemli
ve felsefi tartışmalara Platon’a kadar kimse değinmemiştir. Platon estetik terimini
kullanmasa da güzellik ile ilgili sistematik düşünen ilk filozoftur. Platon, Büyük
Hippias, Şölen ve Phaidros diyaloglarında güzel ile ilgili düşüncelerini dile
getirmektedir. Platon, Büyük Hippias diyaloglarında Sokrates ile Yunan sofist
Hippias arasındaki tartışmaları ele almıştır. Büyük Hippias kitabında güzel ile ilgili
bir tanımlamaya rastlanmamakla birlikte güzelin ne olduğu üzerine soruların
sorulduğu ilk yazılı eserdir. Büyük Hippias kitabında Sokrates Hippias’a güzel nedir
sorusunu yöneltir ve aldığı sekiz farklı cevabın hiçbirini beğenmemektedir. Bu
bakımdan Büyük Hippias kitabı güzelin ne olduğundan ziyade ne olmadığı üzerinde
durmaktadır.


Platon’un estetik ile ilgili düşünceleri değişiklik göstermektedir. Başlangıçta
daha çok güzelin ne olmadığı üzerinde durmaktadır. Bu dönemde bir tanımlama
yapmasa da güzeli ele alması açısından önemlidir. İkinci evrede ise güzel ile ilgili
düşünceleri olgunlaşmaya başlamış ve Şölen kitabında bunun üzerinde durmuştur.
Şölen’de aşkı ve ölümsüzlüğü ele alan Platon’un, güzel ile ilgili tanımlamalarında
iki farklı yaklaşım söz konusudur. Bunlardan ilki beden güzelliği, ikincisi ise ruh
güzelliğidir. Platon özelikle ruh güzelliğine önem vermektedir ve bu yolla
insanların gerçek güzelliğe ulaşacağını ifade etmektedir. Platon bu noktada
güzelliği idealar boyutunda aramaktadır. Ona göre güzel yaratılabilir değil, özünde
kendiliğinden güzel olandır. İnsanların güzel olarak gördüğü şey, gerçekte idealar
dünyasının bir yansımasıdır. Bu dünyadaki güzellik, idealar dünyasından
gelmektedir. Platon, gözle görülen ama kavranamayan bir dünya ve gözle
görülemeyen ama kavranabilen bir dünya olmak üzere ikili bir dünya anlayışına
sahiptir. Gözle görülemeyen ama kavranabilen dünya idealar dünyasıdır ve bu
dünyada güzel olarak gördüğümüz her şey idealar dünyasının bir yansıması, bir
taklididir.


Platon’un güzellik ile ilgili üçüncü evresi ise yaşlılık dönemine denk gelen
dönemdir. Platon bu evrede güzellik ile ilgili düşüncelerini matematik ile bir araya
getirmekte ve güzelliği matematiksel olarak ele almaktadır. Metafizik dünyadan
vazgeçen Platon, güzelliği gerçek dünyada aramakta ve güzelin, simetrik ve oran
ile eş değer olduğunu ifade etmektedir. Simetri ve oran ile güzellik yargısının
rasyonel tabanının oluşturulabileceğini ifade eden Platon, geometrik formları
güzel olarak kabul etmiştir. Kavuran, Platon’un form güzelliği ile nesne güzelliğinin
birbirinden farklı olduğunu, form güzelliğinin nesne güzelliğinin prensibi olduğunu
belirtmektedir (2010). Platon’un yaşlılık döneminde güzele matematiksel olarak
yaklaşması öğrencisi Aristoteles’i de etkilemiştir.


Aristoteles’in güzellik anlayışını aktardığı başlıca bir eser bulunmamaktadır.
Ancak Metafizik ve Poetika eserlerinde güzellik kavramına değinmektedir.
Aristoteles’te Platon gibi simetri ve oranı güzel olarak tanımlamaktadır. Platon’un
idealar dünyasının aksine güzelliğin gerçek dünyada matematik ile güzeli
özdeşleştirmekte ve güzelin temel formlarının düzen ve sınırlılık olduğunu ifade
etmektedir. Aristoteles güzele nesnel özellikler ile yaklaşmaktadır. Ona göre
(1987) güzel olan şeyde, simetri oran ve düzen vardır ve bu düzen gelişigüzel
değildir. Aristoteles’e göre çok küçük ya da çok büyük bir şey güzel olmayabilir.
Çünkü bakanda birlik ve bütünlüğü sağlayamaz.

Estetik


İlk Çağ’da Platon ve Aristoteles dışında Plotinus da güzel ve estetik üzerine
düşüncelerini dile getirmiştir. Plotinus’un güzellik ile ilgili düşüncelerine, öğrencisi
tarafından derlenen altı ciltlik Ennaadlar adlı serinin ilk kitabında rastlanmaktadır.
Plotinus’un güzellik düşüncesi Platon’un güzellik anlayışından etkilenmektedir.
Plotinus da kendinden güzel olan ve güzelin yansıması olan güzel ikiliğini
kullanmaktadır. Ancak Plotinus kendinden güzel olanı Tanrı’ya dayandırmakta ve
tanrıyı güzellik ile birleştirmeye çalışmaktadır.


İlk Çağ’da estetik ile ilgili düşüncelerin temelleri atılmaya başlanmıştır.
Platon ve Aristoteles bu dönem içerisinde güzel ve estetik ile ilgili en sistemli
çalışmaları yapmışlardır. Platon ve Aristoteles’in bu çalışmaları sonraki dönemlerin
estetik yaklaşımlarını şekillendirmektedir.

Yorumlarınızı bekliyorum.