Estetiğin Tarihi 3: Rönesans Estetiği


Orta Çağ’ın son dönemlerinde kilise ve din adamlarının otoritesinin
zayıflaması ile birlikte akıl kavramı daha ön plana çıkmaya başlamış, inanç ve
felsefe birbirinden ayrılmaya başlamıştır. Rönesans ile birlikte ortaya çıkan akıl ve
bilim tartışmaları, sanatsal alanda da kendisine yer bulmuştur.

Rönesans Dönemi’nde estetik ve güzellik kavramları ile ilgili yazılı kaynaklara
rastlanmamaktadır. Bu dönemin güzellik anlayışı, o dönemin sanat eserleri
üzerinden değerlendirilmektedir. Rönesans estetiği daha çok doğayı ve insanı ele
alan ve konu edinen bir kavramdır. İnsan vücudu ve doğayı ele alan Rönesans
güzellik anlayışında matematiksel formüller kullanılmaktadır. Oran ve perspektif
bu dönemin güzellik ölçütlerindendir.

Castelli (2005), Rönesans estetiğinin
dayandığı temel ölçütlerin Marcus Vitruvius Pollio’nun De architectura adlı
eserinden geldiğini belirtmekte ve özellikle altı ölçüt üzerinde durmaktadır.
• Düzenleme (ordinatio)
• Planlama (dispositio)
• Simetri (symmetria)
• Uyum (eurythmia)
• Süs-Süsleme (decor)
• Dağıtım-Dağılım (distributio)

Musa’nın Hükmü


Aklın ön plana çıktığı Rönesans estetiğinde güzellik doğa ve insan üzerinden
tanımlanmaya çalışılmış ve daha ölçülebilir, bilgiye dayalı kriterler belirlenmeye
çalışılmıştır. Orta Çağ’da öne çıkan müzik ve geometri yerini Rönesans’ta resim ve
mimariye bırakmış, güzellik ölçütleri resim ve mimari eserler üzerinden
açıklanmıştır.


San Lorenzo Kilisesi

•Rönesans Dönemi’nin estetik anlayışına Michelangelo’nun
“Musa’nın Hükmü” heykeli ve Brunelleschi’nin “San Lorenzo
Kilisesi” örnek gösterilebilir.



Yorumlarınızı bekliyorum.