Teknolojiye Karşı İnsanlık

‘’DAHA İNSANİ BİR DÜNYA İÇİN CESUR BİR MANİFESTO’’

İnsanlık, katlanarak büyüyen ve her şeyi saran teknolojik değişimle nasıl başa çıkabilir ?

Gerd Leonhard, düşüncenin mekanik yöntemlerce geliştirildiği çağımıza dair,en kaygı verici sorunlardan bazılarının tam göbeğine dalıyor. İnsanlığımızdan fedakarlık etmeden bu çağın avantajlarından yararlanmak, ‘’kazan-kazan’’senaryosu yazmak mümkün mü ? Biyolojik zihne sahip bizler,makine zihinlere yeni tür bir etiği öğretebilir miyiz ? Peki sevgiyi ?

Ümit Büyükyıldırım’ ın yorumu: (umityildirim.com dan alınmıştır.)

Teknolojiye Karşı İnsanlık, adından da anlaşılabileceği gibi teknoloji ve insanlığın geleceğini etik açılardan ele alan bir kitap. Fütürist yazar Gerd Leonhard tarafından 2016 yılında yayınlanan bu kitap, yakın gelecekteki olası teknolojik risklere dair net saptamalar ve ilkesel önerilerle öne çıkıyor.

Teknolojik tekillik

Gerd Leonhard’ın bu kitaptaki tüm kaygılarının temelini, Ray Kurzweil‘ın savunduğu ve İnsanlık 2.0 kitabında da detaylandırdığı teknolojik tekillik teorisi oluşturuyor. Yani Leonhard, Kurzweil’ın bilgi işlemin artan üstel hızına dair önermesinin gerçekliğini ve bunun transhümanizme varacak potansiyele ulaşabileceğine inanıyor. Leonhard, Ray Kurzweil’dan farklı olarak transhümanizmi, insanı insan yapan her şeyden uzaklaştıracağı için tehlikeli buluyor. Ancak Leonhard’ın kaygıları sadece transhümanizmle sınırlı değil ve daha çok yapay zekâ ve insan genomu düzenlemelerinin yol açabileceği yakın gelecekteki olası tehlikelere odaklanıyor.

2030’da insanlık ve teknoloji

Gerd Leonhard, önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde teknolojinin çok hızlı ilerleyeceğini, bu süre içerisinde her şeyin dönüşeceğini ve insanlığın, makinelerin ve yapay zekânın veya onu kontrol edenlerin kontrolü altına gireceğini düşünüyor: Güçlenen yapay zekânın sağlayacağı avantajlar, kendi isteğimizle kontrolü ve inisiyatifi yavaş yavaş bırakmamıza sebep olacak. Kararlarımızı bizim yerimize algoritmalar verecek. Nesnelerin İnterneti ile sürekli izleneceğiz. Her hareketimizin kaydı tutulacak. Kişisel mahremiyetler ortadan kalkacak. Yapay zekâ bizi herkesten daha iyi tanıyor olacak. Genetik geliştirmeler (uzun ömür, zekâ artışı, daha dayanıklı ve güçlü vücut organları) insanlar için çok cazip hale gelecek ve genetik olarak geliştirilmemiş insanlar belli kısıtlamalara maruz kalma riskiyle karşı karşıya kalacaklar. Ve bunlar gibi benzer riskler… İşte Gerd Leonhard’ı endişelendiren bu. Leonhard, teknolojiye karşı olmadığını hatta gelişmelerden ötürü heyecanlandığını ancak risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve insanlara seçme özgürlüğü tanınmasını istiyor.

Kuantum bilişim

Kurzweil’ın kuantum bilişimin üzerinde durmamasını İnsanlık 2.0 kitabının değerlendirmesinde tuhaf bulduğumu söylemiştim. Ray Kurweil’ın aksine Gerd Leonhard kuantum bilişimin gelecekte belirleyici olacağını düşünüyor.

Dijital etik

Yapay zekânın etiği olmayacağını vurgulayan Gerd Leonhard, şimdiden bizim bazı etik ilkeler belirlememiz gerektiğini ve yapay zekâyı da bu etik ilkelere uyacak şekilde programlamamız gerektiğini söylüyor. Leonhard’a göre teknolojinin amacı insan mutluluğuna hizmet etmek olmalı. Bu yüzden bu konulardaki ana belirleyici, tek amacı kâr elde etmek olan şirketler veya insanları kontrol altında tutmak isteyen kurumlar ve devletlerler olmamalı. Gerd Leonhard’a göre bir Küresel Dijital Etik Konseyi kurulmalı. Bu konseyin amacı, teknolojinin insanlığı tehdit edecek düzeylere ulaşmasını önleyici tedbirler alması olmalı.

Dijital çağ için 5 yeni insan hakkı

Gerd Leonhard, gelecekte kullanılması muhtemel bir Dijital Etik Manifestosu için de 5 yeni insan hakkı önerisinde bulunuyor.

  • Biyolojik kalma hakkı: İnsanlar, genetiği geliştirilmemiş bir varoluşu da tercih edebilmeli ve bunu tercih ettiği için kısıtlama ve yaptırımlara maruz kalmamalı.
  • Verimsiz olma hakkı: Verimlilik kavramı insanlığın önüne geçmemeli. Teknolojiye göre verimsiz olsa da insanlar (çalışma hayatında) ikinci plana itilmemeli.
  • Çevrimdışı olma hakkı: İnsanlar, sürekli izlenmeyi mümkün kılan bağlantıyı kesme hakkına sahip olmalı. Bunu yaptığı için yaptırımlara maruz kalmamalı.
  • Anonim olma hakkı: Bankacılık işlemleri vs. gibi şeyler dışında gerçek kimliğini ortaya çıkarmadan uygulama kullanabilme ve platformlarda yorum yapabilme hakkında sahip olmalı.
  • İnsanları işe alma hakkı: Makineler yerine insanları işe alanlara yaptırım uygulanmamalı. Tersine, teşvik uygulanmalı.

Köprüden önceki son çıkış

Leonhard’a göre değişim önce yavaş yavaş, sonra da aniden gerçekleşecek ve biz şimdiden bunun üzerine kafa yormaya başlamaz ve bazı ilkeler belirlemezsek, zamanı geldiğinde ne olduğunu bile anlamayacağız ve her şey için çok geç olacak. Gerd Leonhard, bu konuların şimdiden tartışılmaya başlanmasını sağlayacak bir kıvılcım yaratmak amacıyla bu kitabı yazdığını belirtiyor.

Değerlendirme

Kurzweil’ın aşırı istekli ama ikna edici tekillik ve transhümanizm tezinden sonra bunu dengeleyici bir kitap okumayı istiyordum. Teknolojiye Karşı İnsanlık tam olarak böyle bir kitap. Gerd Leonhard, teknolojiye karşı değil. Daha çok insanlığın korunmasını sağlayacak dengeli bir tavırdan yana. Tam da amaçladığı gibi, bu konuların tartışılmaya başlanmasına uygun, kolay okunur ve net bir kitap. 2030’a kadar olan bazı teknolojik gelişmeler konusunda o da Kurzweil gibi iyimser bir yaklaşım sergilemiş. Öngürlerde tarihler gecikebilir ancak sözü edilen teknolojilerin er geç hayatımıza gireceğine ben de kesin gözüyle bakıyorum ve Leonhard’a katılıyorum; şimdiden bu konuları ciddi olarak ele almalı ve tartışmaya başlamalıyız.

Yorumlarınızı bekliyorum.